Salı, Temmuz 29, 2014

Çirkin bir kadın olmakla alakalı cilt cilt roman yazarım ben, sen ne diyorsun?

Kasım 12'de 25'imi doldurmuş olacağım, yazarım (?), üniversite mezunu olmak üzereyim, bekarım, sevgilim yok.
Buraya kadar tamam.
Fakat ben yaklaşık 25 senedir çeşitli güzel kadınların çeşitli zaman ve çeşitli yerlerde çirkin kadın kontenjanını doldurarak yancılıklarını yapıyorum.
"Evet ya, anlıyorum seni" diyor olabilirsiniz ya şu an, yalan, bu yancılığı bu dünyada en çok ben yaptım.
"Çirkin kadın yoktur, bakımsız kadın vardır" lafı da yalan, bal gibi çirkin kadın var işte, e ben yaşıyorum ya o çirkinliğin sonuçlarını, uyduracak değilim herhalde.
Çirkin kadın zekiyse kaliteli arkadaş olur, komikse iyi kanka olur, eğlenceliyse iyi yoldaş olur, muhabbeti derinse dert ortağı olur; her şey olur çirkin kadından.
Ama çirkin kadına aşık olunmaz, çirkin kadın sevilmez. 
İnsanın doğasına aykırı bir kere. "Güzele bakmak sevaptır" diye bir söz yok mu zaten? Kedinin, köpeğin bile güzelini severiz biz. Semtin, şehrin, ülkenin, her şeyin güzeline meylederiz; insanın da güzelini seveceğiz tabii. 
Biz her şeyin güzeline layığız!
Güzelsen bu dünyada her şey kolaydır, her şeyi önüne sererler, üç beş göz süzersin aşık olurlar falan. Sen en fazla "güzel değil ama sempatik"lerden olursun, o da şanslıysan. Bazen o bile olmaz. Hoşuna giden adam ya senden hiçbir zaman hoşlanmaz ya da gruptaki güzel kadınlardan biriyle ilgilenir, sonuçta yalnız kalan hep sen olursun.
Ha sonra yalnızlığınla arkadaş olur ondan da memnun olursun, o ayrı; oturur yazar çizersin, okursun izlersin, sonra çok sevdiğin güzel arkadaşlarından biri seni başkalarına anlatırken; "Onun bilmediği film/dizi/kitap yoktur" der, mutlu olursun; bazen "Kırmızı bir at çizerdim, kırmızı bir at, bak bu da kafası". 
İçinden ne zaman bir şeyler dökülse parmaklarından klavyeye, bir yerlerde hep Yasemin Mori geçer, Thom Yorke geçer, Thom Yorke deyince de aklına hep o konserde şarkı sözünü değiştirip: "I want a perfect body, so I could look good next to you" deyişi gelmez mi, tabii ki gelir, ah o çirkin ama yetenekli adamlar, ah o çirkin ama yetenekli kadınlar. Yeteneğin güzelleştirdiği adamlar ve kadınlar. 
Biz yarışmayız, yenilmeyiz, sizle oynamayız, biz neysek oyuz, biz çirkiniz. Biz sevilmeyenleriz, biz aşık olunmayanlarız. 
Alın BU da şarkı.

5 uruk-hai öldürdü:

Barakuda dedi ki...

oha.. ya sıcaklar yüzünden bölük pörçük olmuş olan uykum devam etmekte; yani bir rüya.. ya da bu yazı bir erkek arkadaşa yazdırılmış.. üçüncü ihtimal, yani gerçeklik, pek inandırıcı durmuyor.. ama salaklık inanmayı gerektirir.. inanayım bari.. bilmiyorum.. nadiren gördüğüm, kadınların kendilerini gömme durumu genelde satır aralarında bile kendini şişiren mesajlar barındırır.. burada onu bulamadım.. bilmiyorum.. bilmiyorum ya.. takdir ettim ama.. çirkinliği değil elbette.. dobralığı..

idi dedi ki...

aklıma "sana güzel diyorlar, sakın olma" geldi. güzelliğin gözlerini kolayca boyayabildiği insanlara prim vermemek gerekir. bi de çirkin kadın/ erkek şu bu yoktur bi şey bi şey vardır vs geçersek. insanlar tanıdıkça güzelleşiyor. ya da tam tersi. birini bul ve ben seviyorsam güzelsin desin. he fazla ütopik ama benim de aradığım tam olarak bu. nabalım.

Hazel dedi ki...

insanları yalnızca gözlerimle görmeyi asla sevmedim insanlara da beni yalnız gözleriyle görmemeleri için başka kapılar açmaya çalıştım.

değerli olan şey kesinlikle her şeyin ve herkesin güzele tapma, insanları tek bir güzellik olduğunu inandırma halinden uzaklara, çook uzaklara gitmek ve senin gibi düşünenlerle bir arada olmak.

Sam Scarlet dedi ki...

Barakuda; tamamen 25 senenin birikimi, tamamen ben, başka hiçbir şey yok bu yazıda.

İdi; "insanlar tanıdıkça güzelleşiyor" belki de doğru, hatta belki de bi gün "ben seviyorsam güzelsin"'i söyleyecek biri gelir, bilemiyorum.

Hazel; biz birbirimizi bulalım, gerisi boş.

Barakuda dedi ki...

öyleyse ne güzel.. öyleysen, umarım mutlu olursun.. esen kal..