Cuma, Mayıs 24, 2013

Anlatacaklarım uzun

Uzun uzun olmasına da, her şeyi bir yazıda toparlayabilecek miyim, yoksa kesik kesik mi yazacağım bilemiyorum. Çünkü çok şeyler oluyor ve çok şeyler değişiyor ve biz bunların hiçbirini ön göremiyoruz. Ama güzel.

Laf salatasını bırakıp evrenin yaptıklarına gelirsek; (yazamadığım değil) yazmadığım bir dönemin sonunda hiç tahmin edemeyeceğim bir şekilde Evren bana destek oldu, hop ve bir anda kendimi Viyana Havaalanı'nda buldum. Küçük kapağına Yalnız Dağ haritası işlenmiş not defterim elimde, bir sürü şehir dolaşıp bir sürü insanla konuştum. Derler ya bir yazarın yapması gereken en önemli şey gözlemdir diye, gerçi belki de öyle bir şey dememişlerdir ama benim gördüğüm kadarıyla etrafına bakmayan insanın yazdıkları da işe yaramaz, işte ben o şartı yerine getirerek kafamda çok güzel öyküler ve karakterler kurdum. Yabancı bir yerde insanlarla yabancı bir dilde konuşmayı o kadar özlemişim, hatta aslında bundan duyduğum hazzı o kadar özlemişim ki birdenbire kendimi sokakta, otelde, turistik yerlerde, herkesle konuşmaya çalışırken buldum. Eskiden çok çekingendim, kimseyle konuşmaya cesaretim yoktu çünkü kendime güvenim yoktu ama artık değil tabii görüldüğü üzre, girişken olmak da çok eğlenceli zaten. Prag'daki otelde tamamen tesadüfi bir şekilde Alman bir iş adamıyla futbol muhabbeti yaparken buldum kendimi bir keresinde örneğin, Hamburg Havaalanı'nda valiz sırasında beklerken başka bir iş adamıyla Türkiye'nin Suriye'yle olan durumunu konuşmak kadar ilginç değildi gerçi. Dünya çok tuhaf, insanların her biri çözmeyi isteyip istemeyeceğiniz size bağlı olan birer gizem ve kim dünya üzerinde sihir yok diyorduysa da, külliyen yalan.

İnternete giremediğim, kimseyle telefonda konuşamadığım, nadiren mesaj gönderebildiğim bir haftalık süre içerisinde o kadar huzurluydum ki, döndüğümde "Ben yokken neler olmuş, kim neler yazmış, neler paylaşılmış" sorularını soramadım çünkü internete bu kadar bağımlı olmak güzel değildi, kafamızı kaldırıp olan bitene bakmak çok daha güzeldi, ama tabii bakılan yer hiç görülmeyen bir yer olduğunda. Sıkılıyor insan çünkü aynı şehirden ve bu çok doğal, isterse o şehir dünyanın en güzel şehri olsun (Yazar burada İzmir'den bahsediyor).

Bir haftalık bulutlarda gezişten sonra tamamen yenilenmiş olarak bir pazartesi sabahı şehrime ayak bastım, okula ve sorumluluklara kaldığım yerden devam ederken, Evrenin birdenbire benimle hasta ve yaşlı biriymişim gibi ilgilenişini hayretle izledim. Önce güzel ülkemdeki eğitim sistemi yüzünden okumak zorunda kaldığım, altın bilezik peşine düştüğüm son derece aptal bölümdeki derslerimden harikulade notlar aldığımı öğrenip hocalarımla bu güne kadar hiç olmadığım kadar samimi olmam benim için bir devrim niteliğindeydi. Ardından aynı yerde aynı yüzleri, aynı mekanları, aynı sokakları görmekten bunalıp dışarı çıkmaya günlerce tenezzül etmediğim yerden taşınmam kesinleşti; deniz kokusuyla yaşayacağım bir yere -sonunda!- gidiyorum.

Ve en önemli olay, hatta belki de bu olanların içinde SİZLERİN en çok ilgileneceğinizi tahmin ettiğim gelişme. Aylardır benimle beraber beklediğinizi biliyorum, arada "Cevap geldi mi?" diye sorduğunuzda içim azıcık acımış olsa da benimle beraber olduğunuzu bilmek en güzeliydi, şimdi nihayet o haberi verebileceğim. Yağmurdan Kaçmayanların Şarkısı büyük ihtimalle yayımlanıyor. Yayınevini her şey hazır olduğunda buraya yazacağım, fakat sürecin başlamasının önündeki tek engel benim sözleşmeye imza atmam, bunun için de İstanbul'u ziyaret etmem gerekiyor ve ben de okulla işim bitip taşındıktan sonra bunu yapabileceğimi düşünüyorum, nowhere woman bu kez de hayalini bir adım öteye taşımak için yolculuk edecek. Sonbahar ya da en geç kış ayları içinde güzel çocuğumun raflarda olmasını bekliyor olacağım, size buraya kadar benimle geldiğiniz için teşekkür ediyorum ve yolun geri kalanında da yanımda olacağınızı bildiğim için hepinizi yanaklarınızdan öpüyorum. Bir çocukluk hayalinin gerçek oluşuna tanıklık ettiniz. Hoşça kalın.

5 uruk-hai öldürdü:

EvA dedi ki...

Müthiş. Tek kelimeyle müthiş. Geçirilen onca güzel günün ardından gelen güzel haberler. En en en güzeliyse bir çocukluk hayalinin yakın bir zamanda gerçekleşiyor olması bence. Nasıl mutlu oldum anlatamam. En az senin kadar heyecanla bekliyoruz kitabını raflarda sıra sıra göreceğimiz o günü. Her şey gönlünce olsun o zaman :)

Mia Wallace dedi ki...

ayy Samm!!!!!

çok ama çok çok çok harika haberler bunlar ya havalara uçtum! çok mutlu oldum be!!

Finduilas dedi ki...

Aaağ çok sevindim çok! Nasıl sevindiğimi anlatamam. Her şey dilediğinden çok daha güzel olsun. :)

a. dedi ki...

Hayırlı ve de uğurlu olsuuuuuun :) pek sevindim!

in flames dedi ki...

Tebrik ederiiiim çok mutlu oldum senin adına, ben de raflarda olmasını dört gözle bekleyeceğim çocuğunun. Umarım her şey istediğin gibi olur, öpüyorum. :)